
Dublin’de ilk kez sahne alan Türkçe rock müziğinin köklü gruplarında Redd Irishturks’e özel açıklamalarda bulundu.
Dublin’deki Türk seyircisine hayran kaldıklarını belirten grup üyeleri Doğan Duru, Güneş Duru ve Berke Özgümüş, yurt dışında konser vermekten İrlanda ve Dublin hakkındaki izlenimlerine kadar çeşitli konulardaki düşüncelerini paylaştı.
Redd Irishturks’un Sorularını Yanıtladı
Irishturks: Çok güzel bir geceydi. Dublin’in seyircisini nasıl buldunuz?
Doğan Duru:İlk defa geliyoruz. Güzel bir konser oldu. Seyirci de iyiydi. Dublin’i henüz gezemedik.Yarın belki gezme fırsatı bulacağız. Dün iki gece önce Londra’da çalmıştık.Orada da burada da güzel konserler oldu. Keyfimiz yerinde, yani şu anda.
Irishturks: Dublin’deki Türk kitlesi çok yeni, çok genç. Siz de uzun yıllardır müzik yapıyorsunuz. Konserde de sorduğunuzda, ilk defa sizi dinleyen çok fazla insan vardı.Bu genç kitlenin müziğinize olan ilgisini nasıl yorumlarsınız?
Doğan Duru:Biz kemik kitlesinin yanında yeni gençlerin de eklendiği bir kitleye sahibiz. Yaptığımız şarkılar ve sürekli soundumuzda aradığımız yenilikler yüzünden belki böyle.
Türkiye’deki büyük şehirlerde zaten oldukça büyüdük. Burada da bunun farkına varıyoruz. Yani gençlerin de ilgisi var müziğimize.Bu da hoşumuza gidiyor ama biz de o yeniliğin peşindeyiz birazcık ve aradığımız için belki de öyle oluyor.
Irishturks:Yurt dışında konser yapmakla yurt içinde konser yapmak arasında muhakkak bir fark var. Türkiye’de daha büyük alanlarda, daha büyük geniş kitlelere, daha yaş aralığı ve sosyal aralığı geniş olan kitlelere hitap ediyorsunuz konserde. Yurt dışı konserleri ona göre daha belki küçük bütçeli, daha küçük mekanlarda farklı oluyor. Bu ikisinin arasındaki farkı nasıl yorumluyorsunuz?
Ek olarak, yurt dışında Türklere veya yabancılara konser vermek size nasıl hissettiriyor?
Doğan Duru: Öncelikle yurt dışında konseri tanıtma konusu bence zor! Problematik bir konu. Nasıl olacağını henüz anlamadığımız bir mevzu. O yüzden belki de bugün, belki de bu videoyu izleyenlerin bazıları ahiret mi gelmiş diyecektir. Ama onun haricinde, dışarıya gelmek tabii ki kendi ekibimizi, ekibimizin neredeyse hiçbirini buraya getiremiyoruz. Çünkü öyle yerlerde çalmıyoruz. Öyle bir dünya yok.En azından bizim için. Dolayısıyla oldukça zor bir şey. Yani biz birazcık hem yeni bir keşif olarak görüyoruz hem de bir heyecan olarak görüyoruz. Ama o kadar kolay bir şey değil gerçekten uzakta çalmak.

Redd: Vize Almak Gerçekten Zor
Berke Özgümüş:Deplasman yani sonuçta. Futbol takımı için bile otobüse binip gidiyor, geliyor, top götürüyor; yanında sadece. Biz enstrümanlarla geliyoruz; bir sürü teknik şey var. Bizim için daha da zor bu mesafeler. Yani bir de şimdi eğri oturup doğru konuşmak lazım; vize olayı malum; Türkiye’nin durumu şimdi.
Bir İspanya bir şey yaptı; diğer herkes İspanyol hayranı oldu falan. Yani böyle bir durumdayız. Ekibimiz vizeye başvursaydı, şimdi yarısından fazlasında vize çıkmayacaktı belki.
Doğan Duru: Evet, bir de o problem var. Ama en büyük problem de daha konsere çıkmadan önce zaten bütün o bizim teknik ekibin yaptığı şeyleri kendimiz yaptığımız için konsere çıkmadan önce büyük bir yorgunluk oluyor.Ama Berke’nin dediği doğru. Biz buraya daha kalabalık gelmeyi planlıyorduk ama vize almak gerçekten zor.
Avrupalı bir band olsaydık, biz her yere her şekilde giderdik ama Türkiye’nin reputasyonu bu bağlamda kötü.Biz de buraya geldik ve konseri bitirdik. İki konser yaptık: Londra ve Dublin. Çok da elimizden geldiğince iyi olmasına çalıştık. Güzel olduğunu düşünüyoruz. Yani bizim için iyi ilk konserdi. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz.
Güneş Duru: Dublin Bana 90’ların İstanbul’unu Hatırlattı

Irishturks: Daha Dublin’i gezme fırsatım olmadı, dediniz. Fakat, İrlanda hakkında şu ana kadar ki bilgilerinizden veya ilk intiba olarak nasıl bir fikriniz var? Buna ek olarak da en son mikrofon sizdeyken, İrlanda’daki Türklere bir şey söylemek ister misiniz?
Güneş Duru:Pek çoğumuz Londra’yı biliyoruz. Yani çok kere Londra’da bulunduk vs. İlk defa Dublin’e geliyoruz. Çok daha sıcak. İnsanlar çok daha keyifli ve neşeli. Yani bu ilk intibamız. 1-2 saatte gördüğümüz bir şey.Belki kandırılmış da olabiliriz, bilmiyorum (gülüyor). Yemekler çok iyi. Yani Londra’yla kıyaslamıyorum bile. Dolayısıyla bence buradaki Türk community çok şanslı. İyi ki işte Londra’ya veyahut da İngiltere’nin herhangi bir yerine bulaşmak yerine buraya gelmişler.
Bence burası keyifli bir şehre benziyor. Yarın daha iyi göreceğiz, anlayacağız ama en başta yani hakikaten insanlar keyifli ve biz rap müzikten bıktık yani usandık.Burada her yerde rock müzik veyahut da Irish müzik var.Her yerde canlı müzik var. Bana 90’ların İstanbul’unu hatırlattı. 90’Lar ve 2000’ler. O açıdan çok keyif aldım. Keşke biraz İstanbul’da böyle bir kimliğe tekrardan bürünebilse.
Redd Irishturks’e yaptığı açıklamaların ardından İrlanda’daki Türkler hakkında daha fazla bilgi edinmek için İrlanda’daki Yaşayan Türkler Hakkında Bir Analiz Başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz
Londra’yı vesaireyi falan geçtim. Orası da bizim İstanbul gibi, yani kentlerde artık başka insanlar yaşıyorlar. Buradaki kent kimliği hâlâ sahici ve bu kentin insanları hâlâ kaybolmamış. Kent kimliği kaybolmamış. O yüzden güzel. Inşallah burası da değişmez.
Doğan Duru:Burada yaşayan Türklere de Güneş’in dediği gibi, yani iyi tercih yapmışlar. Umarım keyifli ve güzel hayatlar olur. Anladığım kadarıyla, çokça Türk grubun, sanatçının, şarkıcının geldiği zamanlar başladı. Umarım onların da kalitesi artar. Onların da kitlesi artar, seyircisi artar ve her şey daha rahat olur.
En önemlisi uzakta olmak zor bir şey. Uzakta olmanın keyfini de bir şekilde sürmek gerekiyor. Elinizden geleni yapın, eğlenin. Hayat öyle bir şey çünkü.
Redd Irishturks röportajı esnasında Goblin Events‘e verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz.
Bir yanıt yazın