
Fransa’da eylül ayı sonunda Paris banliyölerinde başlayan ve eğitim koşullarını protesto eden lise eylemleri, üçüncü haftasında üniversitelerin ve sendikaların da katılımıyla ülke çapında devasa bir protesto dalgasına dönüştü. Fransız medyasından derlenen bilgilere göre, Le Figaro’nun canlı aktardığı verilerle birlikte ülke genelindeki liselerin 400 ila 500’ünde, bazı bölgelerde ise çok daha fazlasında güvenlik gerekçesiyle eğitime tamamen veya kısmen ara verildi. Özellikle başkenti de içine alan Île-de-France bölgesindeki liselerin 160’tan fazlasının kapılarına kilit vurulmuş durumda.

Paris, Lycée Turgot onusienne, 5 Ekim photo: https://www.lemonde.fr
Sınıflar Kalabalık, Öğretmen Yok
Marsilya, Lille ve Paris gibi büyük kentlerde sokağa dökülen on binlerce genç “Eğitim bütçesi nerede?” ve “Para nereye gidiyor?” sorularıyla hükümete yükleniyor. Le Monde gazetesine konuşan lise öğrencileri durumu, “Eğitim sistemi tamamen çöktü. Sınıflarda 34 kişiyiz, öğretmenlerimiz aşırı çalışmaktan tükenmiş durumda ve derslerimiz boş geçiyor” sözleriyle özetliyor. Öğrencilerin asıl talepleri arasında bütçe kesintilerinin geri alınması, personel eksikliğinin giderilmesi, bakımsız okul binalarının onarılması ve yükseköğretime geçiş sistemi Parcoursup’un kaldırılması yer alıyor.
5 Binden Fazla Gözaltı
Eylemlerin şiddet boyutu her geçen gün artıyor. Göstericiler okul girişlerini çöp konteynerleri ve barikatlarla kapatırken, Lille ve Marsilya gibi şehirlerde otobüs durakları parçalandı, araçlar ateşe verildi ve polis güçlerine yabancı maddeler fırlatıldı. TF1 Info’nun sahadan aktardığı bilgilere göre, Paris’teki Hélène Boucher Lisesi önü başta olmak üzere pek çok noktada polis göz yaşartıcı gazlarla müdahale gerçekleştirirken şimdiye kadar 24 okul binasının yakıldığı veya yağmalandığı açıklandı.
Fransa İçişleri Bakanlığı ve emniyet yetkilileri, olayların başından bu yana yaklaşık 5 bin kişinin gözaltına alındığını duyurdu. İşin dikkat çeken boyutu ise gözaltına alınanların ezici çoğunluğunun reşit olmayan lise öğrencilerinden oluşması. Çatışmalarda yüzlerce öğrenci ve güvenlik görevlisi yaralanırken, büyük kampüslerin de ablukaya alınmasıyla hareket üniversitelere de tamamen sıçramış durumda.
Hükümetten İki Yönlü Hamle
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, artan tansiyonu düşürmek amacıyla bakanlıklara talimat vererek öğrencilerin taleplerine yönelik 5 başlık altında bir acil çalışma planı hazırlattığını duyurdu. Ancak BFMTV’ye konuşan Lise Sendikası Genel Sekreteri Marius Mesnil, hükümetin sunduğu bu planı tamamen reddettiklerini ve eylemleri büyüterek sürdüreceklerini ilan etti.
Sokaklardaki tansiyonu düşürmek için reform sözü veren hükümet, diğer yandan eylemcilere karşı cezaları eşi benzeri görülmemiş şekilde sertleştiriyor. Gösterilerdeki yağma, kundaklama ve kundaklama olaylarının önüne geçmek amacıyla hazırlanan ve kamuoyunda “Casseurs-payeurs” (Tahrip eden öder) olarak bilinen yasa tasarısı için Senato takvimi öne çekildi.
27 Ekim’de yasalaşması beklenen bu düzenleme, sokaktaki şiddete karşı “kolektif ceza” dönemini başlatıyor. Tasarıya göre, eylemler sırasında meydana gelen kamu zararı, bizzat mala zarar vermemiş olsa dahi o esnada protestocu grubun içinde yer alan herkesten ve reşit olmayan öğrencilerin ailelerinden kuruşu kuruşuna tahsil edilecek. Ailelerin bu zararı karşılayamaması durumunda ise devlet yardımlarının kesilmesi öngörülüyor.
Support Irishturks
Siyasi Kriz ve Komşu Ülkeye Sıçrama
Olaylar Fransa içinde sert bir siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi. Hükümet, sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisini öğrencileri kışkırtmakla suçlarken, muhalefet hükümetin eğitim sorunlarını çözmek yerine sadece polis şiddetine başvurduğunu savunuyor.
Öte yandan, Fransa’daki bu kıvılcım sınırları da aşmış durumda. Belçika’nın Liege kentindeki lise öğrencileri de Fransa’daki akranlarına destek vermek ve benzer eğitim sorunlarına dikkat etmek amacıyla okulların önünde barikatlar kurarak eylemlere başladı.
Avrupa’da yaşanan diğer gelişmelerden ve güncel analizlerden haberdar olmak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Bir yanıt yazın