
Müzik tarihinin yüksek katılımlı ve siyasi açıdan en ses getiren dayanışma hareketlerinden biri 29 Ekim 2026 Perşembe akşamı Fransa’nın başkentinde Paris’te gerçekleşti. Dünyaca ünlü İrlanda kökenli rap sanatçısı Macklemore, küresel çapta büyük yankı uyandıran “Free Palestine Tour” (Filistin’e Özgürlük Turnesi) kapsamında Paris’in ikonik kapalı stadyumu Accor Arena’da 15 bin kişilik katılımla kapalı gişe bir konsere imza attı.
Geçtiğimiz Eylül ayında ABD turnesi sırasında Filistin halkına verdiği destek ve barış çağrıları nedeniyle pop yıldızı Ed Sheeran’ın Amerika turnesi kadrosundan çıkarılan Macklemore, bu sansür girişimine Avrupa genelinde devasa bir dayanışma ağı örerek yanıt verdi. Gecenin en önemli unsurlarından biri ise turnenin tamamen insani amaçlar gütmesi oldu; konserin tüm bilet, ürün ve organizasyon gelirleri doğrudan bölgede aktif olarak insani yardım, tıbbi destek ve gıda tedariki sağlayan 12 farklı uluslararası sivil toplum kuruluşuna bağışlandı.

“Macklemore & Friends”: Küresel Sahnede Uluslararası Sanatçıların İttifakı
Konser, farklı coğrafyalardan ve müzik türlerinden gelen dünya yıldızlarının adaletsizliğe karşı birleştiği devasa bir kolektif platforma dönüştü. “Macklemore & Friends” konsepti altında sahne alan isimler, sanatsal vizyonları ve politik duruşlarıyla geceye damga vurdu.
Filistinli-Ürdünlü şarkıcı Zeyne, geleneksel Orta Doğu ezgilerini modern pop altyapılarıyla birleştirerek vokal yeteneği ve köklerinden gelen hikayeleri anlatan şarkılarıyla müzikseverleri büyüledi.
Norveçli ünlü avant-pop sanatçısı Aurora, duru sesi ve hipnotize edici sahne enerjisiyle arenada büyük bir etki yaratırken, şarkı aralarında barış ve küresel dayanışma odaklı konuşma yaptı ve müziğin sessizlerin sesi olması gerektiğini vurgulayarak salondan dakikalarca alkış topladı.

Fransız müziğinin modern çağdaki güçlü temsilcisi Pomme ise gecenin ev sahibi ülkesini temsil eden tek ismi olarak kendine has tarzı ve derin sözleriyle seslendirdiği ikonik parçalarında Accor Arena’da dev bir koro yarattı.
Dayanışma gecesinde ayrıca Dance Monkey hitiyle dünya listelerini altüst eden Avustralyalı şarkıcı Tones and I enerjik performansıyla katkı sağlarken, ABD’li bağımsız rock grubu Portugal The Man canlı performansıyla uluslararası dayanışma ağına destek verdi. Suriye sokaklarının sesini dünyaya duyuran rapçi Siba gecenin en dikkat çekici protest performanslarından birine imza atarken, kendisini ”kimlik olarak Filistinli, vatandaşlık olarak İsrailli” şeklinde tanımlayan Filistinli hip-hop öncüsü Tamer Nafar doğrudan sahne mesajları içeren güçlü rap ritimleriyle performans sergiledi ve son olarak gecenin ritmini belirleyen popüler DJ Habibeats küresel müzikal tonları harmanlayarak geceye imza attı.

BM Özel Raportörü Francesca Albanese’den Tarihi Çağrı
Konserin dikkat çeken anlarından biri, Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese’nin sahneye davet edilmesi oldu. Salondaki ışıklar söndüğünde ve ekranda Albanese’nin ismi görüldüğünde arenada büyük bir alkış koptu. Sahneye gelen Albanese konuşmasına, Paris sokaklarındaki öğrenci eylemlerine ve gençlik hareketlerine doğrudan bir selam niteliği taşıyan “Bismillah, c’est la lumière!” (Bismillah, işte bu ışık!) diyerek başladı. Paris’teki binlerce gence seslenen Albanese, insan hakları mücadelesinin önemine dikkat çekerek herkesi birlik olmaya ve Filistin halkıyla somut bir dayanışma göstermeye çağırdı.
Filistin Renkleriyle Görsel Şölen ve “Can’t Hold Us” İle Epik Final
Konser boyunca arenayı çevreleyen dev ekranlarda “Free Palestine” ve “Ceasefire Now” yazıları aralıksız olarak yer aldı. Macklemore, şarkı aralarında seyircilere hitaben yaptığı uzun konuşmalarda adalet ve insan hakları vurgusunu öne çıkardı. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm insanların kökeni, dili, ırkı veya inancı fark etmeksizin güvenlik, özgürlük ve saygı içinde yaşama hakkı olduğunu belirten sanatçı; Filistin ve Lübnan’ın yanı sıra Kongo ile Sudan’da yaşanan insani krizlere de dikkat çekti. Sahnede sadece bir müzik etkinliği yapmadıklarını, insan olmanın getirdiği sorumlulukla seslerini yükselttiklerini ifade etti.
Gecenin finalinde, dünya genelinde milyarlarca dinlenmeye ulaşan hareketli hit parçası “Can’t Hold Us” çalmaya başladığında salondaki hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. Şarkının en tempolu nakarat kısmında Macklemore, sahneden doğrudan seyircilerin arasına atlayarak kalabalığın elleri üzerinde ilerledi. Tam bu esnada stadyumun tavanından tüm salonun üzerine Filistin bayrağının renklerini taşıyan yeşil, kırmızı ve beyaz konfetiler yağdırılmaya başlandı ve tüm arena bu renklerle kaplandı. Paris konseri, turne öncesinde Amerika’da yaşanan sansür ve engelleme girişimlerine karşı, uluslararası sanatçıların ve dinleyicilerin bir araya gelerek ortaya koyduğu güçlü dayanışmanın somut bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Support Irishturks
Avrupa’da yaşanan diğer gelişmelerden ve güncel analizlerden haberdar olmak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Bir yanıt yazın